Ana içeriğe atla

Nitelikli

I missed it

The river inside me once surged with unyielding force its waters wild and restless, breaking through every dam I reacted with the fury of storms, with the tenderness of melting ice I was a flame that burned too bright, too loud, mad with feeling, dizzy with the chaos of love and pain Every moment was a tempest I trembled, I laughed, I wept without shame I lived inside the very edges of madness, because to feel less was unthinkable But that river has run dry not by choice, not by will, but by countless silences swallowed whole, by countless touches that never reached, by countless words that turned away The warmth was squeezed out slowly like light fading through cracked glass and what remains is the cold stillness of stone There is no longer a storm inside me, no eruption, no thunder, even the smallest joys fall like rain on dust, unable to awaken what has been sealed away Love too has become a ghost, a distant echo barely remembered, not because it was lost but because it was never tr...

Pes etmemek?

 "There is a lot I don't understand about life, you meet thousands of people and none of them really touch you. And then you meet one person and your life changed forever."

(Love and Other Drugs)
Film, Jamie ve Maggie'nin sadece seks ile başlayıp aşka dönüşen hikayesini anlatıyor. Parkinson hastalığı bence karşıdaki kişinin yaşadığını gördüğün en zor hastalıklardan birisidir. Kişi, kendini kendi yapan her şeyi yavaş yavaş kaybeder. Bu konuda filmin orta-sonlarına doğru geçen bir konuşma var:
-Tavsiyen var mı? Eğitilmeye çok açığım.
-Eşyalarını topla, güzel bir not yaz ve kendine sağlıklı bir kadın bul. Eşime aşığım ama yaptıklarımı tekrar yapmazdım. Bu bir hastalık değil, rus romanı.

Yaşanılan olay filmde çözümü olmayan bir hastalık. Tabii ki sadece bir hastalık olması gerekemez yolun zor olması için. Karşına bir sürü çakıl taşı çıkabilir. Sevmeye devam edip pes etmemekse bize kalmış.

Jamie duygusal meseleleri anlayamama, çoğu zaman da bundan uzak durma eğilimindedir, Maggie de aynı şekilde en son kalbi kırıldığı için ilişkilerden uzak durur. (İkisinin bu toplamını kendimle inanılmaz bağdaştırıyorum.) Olay sadece seks yerine birbirini de tanımaya geçtiğinde ortaya aşkları çıkar. İkisinin de hayatı tamamen değişmiştir.

Yakın zamanda birine hayatında ilk defa seni seviyorum deme girişiminde bulunmuş ve sanırım tam da başarılı olamamış biri olarak bunu demenin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Hele de karşılık alıp almayacağınızı bilemezken. Eğer karşılık alamazsanız acı çeker ve belli bir süre sonra hayatınıza devam edersiniz. Karşılık alırsanız da bir ilişki başlar. Bu illa sevgili olmak demek de değildir, bir yolda beraber yürümek demek olabilir. İlişkiler azıcık emek ister, bedavaya olacak bir şey değildir. Maggie ve Jamie de bunu söyleme konusunda çok başarılı insanlar değiller. Hatta Jamie'nin ilk söyleme sahnesinde gülmekten yıkıldım. Yine de aşkları karşılıklıydı ve bu onların sorunlarını aşmalarındaki en büyük etkendi.

 Maggie'nin yaşadığı hastalığın ve onun bu durumumun Jamie'yi etkilemesi birbirilerine karşı bir testti.
-Belki paralel evrende tek dertleri temizlikçi kadını hangi günler getirmek olan sağlıklı ve mutlu bir kadın ve mutlu bir adamdan benzerlerimiz var ama ben onlar olmak istemiyorum. Ben bizi istiyorum... Sana ihtiyacım var ve senin de bana ihtiyacın var..
-Benim sana daha fazla ihtiyacım olacak. Bunu senden isteyemem.
-İstemedin zaten...
Jamie'nin bu testi ne kadar güzel geçtiğini söylemem anlamsız kalır.

Aşkın olması aşılamaz sandığımız tüm engelleri anlamsız kılar. Ortada birbirini seven iki insan varsa en zorlu hastalık, en kötü yol ayrımı bile küçük bir toza dönüşür.

Yorumlar

Popüler Yayınlar