Ana içeriğe atla

Nitelikli

I missed it

The river inside me once surged with unyielding force its waters wild and restless, breaking through every dam I reacted with the fury of storms, with the tenderness of melting ice I was a flame that burned too bright, too loud, mad with feeling, dizzy with the chaos of love and pain Every moment was a tempest I trembled, I laughed, I wept without shame I lived inside the very edges of madness, because to feel less was unthinkable But that river has run dry not by choice, not by will, but by countless silences swallowed whole, by countless touches that never reached, by countless words that turned away The warmth was squeezed out slowly like light fading through cracked glass and what remains is the cold stillness of stone There is no longer a storm inside me, no eruption, no thunder, even the smallest joys fall like rain on dust, unable to awaken what has been sealed away Love too has become a ghost, a distant echo barely remembered, not because it was lost but because it was never tr...

Aşk

Sanırım aşk hakkında yazma vaktim geldi. Nedir bu herkes dilinde dolanan her filme konu edilen kitaplarda sayfalarca anlatılan şey? Bir saçmalıktan ibaret mi yoksa biz artık sevmenin ne anlama geldiğini bilemeyecek kadar duygularımzdan uzaklaştık mı? Bir sürü klasik edebiyat eseri, bir sürü film, tiyatro oyunları, aşk üzerine işlenmiş milyonlarca konu... Bazıları zor gösteriyor bunu bazılarıysa kolay. Peki gerçekte nasıl olmalı aşk? 

Aşkın her zaman zor, can yakan bir şey olduğunu düşündüm. Acı çekmeden aşığım diyemeyeceğimi sandım. Öyle okudum çünkü, öyle izledim ve etrafımdan öyle gördüm. Kolay bir şey değildi aşk. Kolay olmamalıydı. Ulaşılamaz ve zorluklarla dolu bir yol olmalıydı. İşin sonundaysa, her şeyi atlatıp sevdiğin kişiyle kavuşmalıydın.

 Aşk anlatıldığı gibi acı çektirmemelidir. Zor olmamalıdır. Sevgi, şevkat ve hoşgörü içermelidir. Kolay olmalıdır aşk. Şüpheye düşürmemeli, güvensizlik yaşatmamalıdır. Günümüz dünyasında ne kadar böyle olmasa bile...

7.9 milyar insanın içinde bir şey hissettiğin ve sana karşı bir şey hisseden birini bulmak zordur. Tabiki de artık insanların daha çıkarcı, yalancı ve kendilerini gözeten bir yapıya sahip olduklarını da unutmamak gerekiyor. Yalanlar ve kandırmalar bu kadar fazlayken gerçeğini nerden anlayabiliriz ki? Yine de karşımızdaki kişinin bizi kandırmadığını varsayalım: Böyle mükemmel bir duygu neden zor olur, ilişkiler neden bu kadar zorlaşır? İnsanlar artık daha tahammülsüz olduğu için mi, emek harcamak istemedikleri için mi? İşte aşkın olayının bu olması lazım aslında tüm bahaneleri ortadan kaldırmalı. Sürekli bir şeylere çözüm bulmak yorucu olabilir, karşımızdaki kişinin de bizim de tramvalarımız var, bu da doğru. Ama birine hislerimiz olduğunda çaba sarf etmek yük gibi gelmez. Onun için çabalarsın. İkiyken bir olmak diye buna derler ya aslında. Birini sevdiğinden eminsen onunla her şeyi çözersin. Kaçmak duygusal olarak gelişememiş insanların olayıdır, bahaneler de sevgisi yetmeyenler için değil sevmediğini söyleyemeyenler içindir çünkü bu dünyada her şeyin çözümü vardır.

Aşkın garip bir yanı var bir de. Bazen kendinle tamamen aynı birini seversin bazense zıt birini. İkisinin de kendi içinde karakter zorlukları var bunu reddedemem. Ama karşımızdaki kişide hoşumuza gitmeyen şeyleri soğuma sebebi olarak kullanmamak, bunları konuşup (mesela bir kıskançlık davranışı olsun) neden yaptığını anlamak ve hem kendimizi hem de karşımızdakini düzeltmeye çalışmak gerçekten karakteri olan insanların yapabileceği bir şeydir.

Sonuca gelecek olursam. Birini seviyorsanız söylemek için geç olmasını beklememelisiniz çünkü dediğim gibi 7.9 milyar insan ve karşılıklı bir his paylaştığın tek bir kişi, konuşarak çözülemeyecek sorunsa sıfır (yarına ölür müyüz kalır mıyız olayını saymıyorum bile). 


NOT: Aşk üzerine ne kadar yazsam da kendisine ne yazık ki inanmıyorum, ne kadar istesem de. Bu dünyada çabalamaktan ve hislerinden kaçan, kendinden emin olmayan, kendi anlık istekleri ve çıkarları yüzünden karşısındakini kullanan insanlar olduğu sürece de inanmayacağım.

Yorumlar

Popüler Yayınlar